Kadınlar olarak çoğu zaman küçüklükten itibaren uyumlu ve başkalarını memnun edici olmamız öğretilir. Çocuklarla, partnerimizle, arkadaşlarımızla ve hatta meslektaşlarımızla ilgileniriz. İçimiz bas bas "Hayır" diye bağırsa bile "Evet" kelimesi dudaklarımızdan kolayca dökülüverir.
Hayır demek neden bu kadar zor?
Bunun ardında genellikle başkalarını hayal kırıklığına uğratma veya reddedilme korkusu yatar. Kendi değerimizi, başkaları için ne kadar faydalı olduğumuzla eşdeğer tutarız. Ancak aslında enerjimiz olmadığı halde başkalarına "Evet" dediğimiz her an, kendimize "Hayır" demiş oluruz.
Sağlıklı sınırların ilk adımı
Sınır koymak bencil olmak demek değildir. Bu, öz bakımdır. Basitçe "Bana söz vermeden önce biraz düşünmem için izin ver" demek bile mucizeler yaratabilir. Bu şekilde kendi içine dönüp "Bunu gerçekten istiyor muyum? Buna ayıracak enerjim var mı?" diye sormak için zaman kazanırsın.
Koçluk seanslarında tam olarak bu kalıplar üzerinde çalışıyoruz. Suçluluk duygularını çözüyor ve özdeğerini güçlendiriyoruz ki net bir "Hayır" senden doğal ve sevgi dolu bir şekilde çıkabilsin.



